10 KASIM… ATA’M İZİNDE MİYİZ?

Bir lider.. Bir cumhurbaşkanı.. Bir dönem.. Sayesinde ne de harika bir dönem… Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ü ölümünün 82. Yılında saygı, özlem ve minnetle anıyoruz. Bu sene 10 Kasım’a farklı bir pencereden bakalım mı ne dersiniz?

Lider sözlük anlamına göre, mensup olduğu halkın toplumuna yarar sağlayan değişimi yönetmek için, sorumluluğu; sezgi, zeka ve bilgiye dayalı karar ve uygulamalarla taşıyan kişiye denir. Bu tanımı hemen hemen hepimiz biliyoruz belki ama ben bunu tekrar bizlere hatırlatmak istedim. Çünkü bu ülkeden bir lider geçti.. Sezgileriyle, zekasıyla ve bilgisiyle..

Biz gençler olarak ne kadar tanıyoruz Ata’mızı? Sadece Ata’mızı değil bu zamanlara gelmemizi sağlayan nice harika insanı ne kadar tanıyoruz? Neden zamanında bizler bu günlere gelebilelim diye emek veren insanlar hiç yaşamamış gibi hayatımıza devam ediyoruz? Geçmişimizi unutarak, emek vermekten çekinerek bir yerlere gelebilmeye çalışıyoruz. Onları tanımak için illa onlarla aynı dönemi paylaşmak zorunda değiliz. Ulu önderimiz Mustafa Kemal Atatürk der ki:

“Beni görmek demek mutlaka yüzümü görmek demek değildir. Benim fikirlerimi, benim duygularımı anlıyorsanız ve hissediyorsanız bu yeterlidir.”

Emek… İnanç… Tutku… Vizyon… Motivasyon… Güven… Gelişim… Yenilikçilik… Bilim… Akıl…

Hepsinin sonunda üç nokta var. Çünkü onların hepsi yazılandan daha derin anlamlar içermektedir. Bunlar bize Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk’ten mirastır. Atatürk, bu mirasını şu şekilde açıklar:

“Ben, manevi miras olarak hiçbir nass-ı katı, hiçbir dogma, hiçbir donmuş ve kalıplaşmış kural bırakmıyorum. Benim manevi mirasım, bilim ve akıldır. Benden sonra beni benimsemek isteyenler, bu temel mihver üzerinde akıl ve ilmin rehberliğini kabul ederlerse manevî mirasçılarım olurlar.”

Bilim ve aklı her zaman ön planda tutan Ulu Önderimiz Mustafa Kemal Atatürk, ben ve benim yolum her zaman doğrudur diye savunmayıp yukarıdaki mirasına ek olarak der ki:

“Eğer bir gün benim sözlerim bilimle ters düşerse bilimi seçin.”

İlmi de sadece mektep görmekle ilişkilendirmemiş ve demiştir ki:

“Biz cahil dediğimiz zaman, mektepte okumamış olanları kastetmiyoruz. Kastettiğimiz ilim, hakikati bilmektir. Yoksa okumuş olanlardan en büyük cahiller çıktığı gibi, hiç okumak bilmeyenlerden de hakikati gören gerçek alimler çıkabilir.”

Süreklilik ve kalıcı olmak, yapılan her işte çok mühimdir. Bizler eğer bir zafer kazanmak istiyorsak bunu en kalıcı şekilde kazanmalıyız. Nitekim ulu önderimizin de belirttiği gibi:

“Bir millet eğitim ordusuna sahip olmadıkça, savaş meydanlarında ne kadar parlak zaferler elde ederse etsin, o zaferlerin kalıcı sonuçlar vermesi ancak eğitim ordusuyla mümkündür.”

Hiç düşündünüz mü Ata’mız neden hep bilimi, aklı öne sürmüştür? Ata’mız bizlere bir mesaj vermek istiyor.

“Gençliği yetiştiriniz. Onlara ilim ve irfanın müspet fikirlerini veriniz. Geleceğin aydınlığına onlarla kavuşacaksınız.”

Bizler artık farkına varmalıyız. Öğrenmeliyiz, bilmeliyiz, akıl etmeliyiz, emek vermeliyiz, inanmalıyız, yeniliklere açık olmalıyız, gelişmeliyiz, yaptıklarımıza tutku ile bağlanmalıyız ve her şeyden önemlisi bir vizyona sahip olmalıyız.

Bu sene 10 Kasım’da Ata’mızı sadece saygı, özlem ve minnetle anmayalım. Bu sene Ata’mızı onun bıraktığı yerden devam edebilmek için var gücümüzle ilerleyeceğimize dair kendimize söz vererek de analım.

Mustafa Kemal Atatürk

theGEMBA Ekibinden 10 Kasım..

Düşünceleri yıllar geçse de eskimemiş bir lider…
(Murathan Direk)

Sen kayıtlara göre bugün aramızdan ayrıldın ancak biz Türk gençleri olarak senden aldığımız ilhamla değişimin ve gelişimin kendisi olacağız. Söz veriyoruz !
(Elif Karan)

Biz çocukluğumuzdan beri Atatürk ile üretmeyi öğrendik. Özgür iradenin değerini, kadın ve erkeğin ancak birlik olursa sağlam adımlar atabileceğini anladık. Atatürk’ün ölümünün sadece bir tarih olduğunu, fikirlerinin ise biz gençler aracılığı ile sonsuza dek yaşayacağına inanıyoruz!
(Rövşen Gasımzade)

Bir Türk genci olarak her daim Atatürk’ün düşünce ve ilkelerini benimseyerek ona layık olmaya çalıştım, bundan sonra da bu düşünceler ışığında yaşayıp öleceğim. Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün aramızdan ayrılışının 82. yılında her yıl olduğu gibi onu büyük bir saygı ve özlemle anıyoruz. Ona olan sevgimiz, bağlılığımız her zaman içimizde yer alacaktır. Türkiye Cumhuriyetini ve Türk vatandaşlarını ondan daha fazla seven bir insan olmadığı gibi, bizlerin de ondan daha fazla sevdiği başka bir devlet başkanı asla var olmayacak. Daima kalbimizde, hiçbir zaman unutmadık, unutmayacağız..
(Gizem İğneli)

10 Kasım… Sonun, bir bitiş olmadığının en güzel kanıtı. Görmeden sevdik, koruduk, hayran olduk, örnek aldık ve hiçbir zaman unutmadık. Tüm bunları onu hiç görmeden yaptıysak 10 Kasım’ı bir veda olarak kabullenmemiz söz konusu olabilir mi? Asla.
(İpek Çebitürk)

Bugün Atamızın aramızdan ayrıldığı günün tam 82.yıl dönümü. Ancak aylar, yıllar geçse de içimizde eskimeyen bir acı. İşte o burukluğu her yıl kalbimizin en derinlerinde hissediyoruz. Biz bu vatanı, bu milleti, özgürlüğümüzü ve daha birçok şeyi Atamıza borçluyuz. Her yıl olduğu gibi bu yıl da kalbimizin derinlerinde hissettiğimiz acıyla, özlemle, sevgiyle ve saygıyla Mustafa Kemal Atatürk’ü anıyoruz. Cumhuriyetimizin kurucusu Ulu Önder Atatürk’e layık olmak boynumuzun borcu. Senin yolunda ilerleyeceğimize ve seni daima yüreğimizde taşıyacağımıza söz veriyoruz.
(Beyza Durmaz)

Umuda yelken açan, halkının kaderini taşıyan koca bir yürek… Vatanın her karış toprağında ayak izi, göklerinde gözleri olan sevdamız.. Düşünceleriyle yolumuzu aydınlatan büyük Atamız, Mustafa Kemal Atatürk. Seni yalnızca anmayıp anladığımız zaman hayallerindeki gibi muhasır medeniyetler seviyesinin üstüne çıkacağız. İnanıyorum ki düşüncelerin ve hedeflerin her zaman halkına yol gösterecektir. Hiç görmesek de seni fikirlerin ve vizyonun sayesinde çok seviyoruz, mirasın sonsuza dek yaşayacaktır.
(Deniz Biricik)

O da bizim gibi bir insandı, onun da canı yanardı, onunda eli kanardı. O da bir kadını sevmişti, onun da bizim gibi hayalleri vardı.
Arkasına yaslanıp belki olayları izleyebilirdi. Yaşananlara gözlerini yumabilirdi. Ama vatan, millet sevgisi her şeyden ağır basmıştı. Yeri geldiği en büyük hayali askerlikten vazgeçti, yeri geldi sevdiği kadından vazgeçti.
BAZI BORÇLAR ÖDENMEZ. SEN EĞİLMEDİĞİN İÇİN BİZ HALA AYAKTAYIZ. AÇTIĞIN YOLDA, GÖSTERDİĞİN HEDEFE DURMADAN YÜRÜYECEĞİME AND İÇERİM.
(Volkan Sütcü)

Güncel yazılarımızı incelemek için tıklayınız.

Çok yakında paylaşımlarımıza başlayacağımız instagram hesabımızı da takip etmeyi unutmayınız.